Gerede Adalet Sarayı Temel Atma Töreni gerçekleştirildi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Gerede Adalet Sarayı Temel Atma törenine katıldı.
Gerede Adalet Sarayı Temel Atma Törenine Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bolu Valisi Abdulaziz Aydın, Bolu Milletvekili Yüksel Coşkunyürek, HSK Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu, Adalet Bakanlığı Bakan Yardımcıları Ramazan Can, Hurşit Yıldırım, Niyazi Acar, Bolu Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Cansever, yargı mensupları, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı.
Yeni Adalet Sarayının, Gerede’mizin adalet hizmetlerini çağın gereklerine uygun bir seviyeye taşıyacağını vurgulayan Bolu Valisi Abdulaziz Aydın;”Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda son yıllarda adalet hizmetlerinin güçlendirilmesine yönelik çok önemli adımlar atılmaktadır. Bugün temelini attığımız modern adliye binası da, bu büyük vizyonun yereldeki güçlü bir yansımasıdır. Projeye öncülük eden Sayın Adalet Bakanımıza ve katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlara şükranlarımı sunuyor; aziz memleketimizin dört bir köşesinde adaletin tecellisi için fedakârca görev yapan tüm yargı mensuplarına kolaylıklar diliyorum’ ifadelerine yer verdi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, temel atma töreninin ardından gündeme dair gazetecilere açıklamalarda bulundu. Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel yangını hakkında konuşan Bakan Tunç, “Evlatlarını kaybettiler. Ama bu acıya neden olanlarla ilgili olarak ister kamuda ister otel yöneticileri sahipleri olsun. Bunlarla alakalı özellikle yargımız, gerekli adli süreci sürdürüyor ve hep beraber de takip ediyoruz. Hiç kimsenin şüphesi olmasın. Sonuna kadar bu süreç takip edilecek
Gerek otel yöneticileri, otel çalışanları da var içerisinde. Otel sahipleri, Bolu Belediyesiyle ilgili kusurlu bulunanlar ve il Özel İdaresi, Bolu İl Özel İdaresi’yle ilgili kusurlu bulunanlar. Yine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Kültür Bakanlığının ilgili soruşturma izni istenenlerle ilgili olarak ilgili bakanlıklar soruşturma izinleri verdiler ve bu çerçevede yargılama devam ediyor. Burada kim sorumluysa yetmiş sekiz canın hesabını vermeli. Bu konuda bağımsız ve tarafsız bir şekilde yargı görevini yapacak. Ve bu noktadaki yargı sürecinde milletçe zaten hep beraber takip ediyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Gazze için mücadelesine dikkat çeken Tunç, “Bu sistem insanlığın sorunlarına cevap vermiyor. Bu sistem adil değil. ‘Dünya beşten büyüktür derken’ işte bunlara işaret ediyor. Bugünlere insanlığın sorunlarına çözüm üretecek mekanizmaların kurulmasını istiyor. Ama dünyada bunu isteyen çok lider yok. Yani o nedenle bu liderlerin sayısı artması lazım. Sayın Cumhurbaşkanımız dünyada hakkaniyeti, adaleti savunan, asabını tek başına savunan bir lider noktasında Türkiye olarak Filistin mazlumların da dünyanın neresinde haksızlığa uğramış bir kesim varsa hepsinin yanında olmaya, mazlumun hakkını, hakkaniyeti, adaleti savunmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
“Sahtecilikle ilgili soruşturmayı başlatan yargımız”
Sahte evrak soruşturması sürecinin gizlilikle 1 yıldır yürütüldüğünü işaret eden Bakan “Sahtecilikle ilgili soruşturmayı başlatan yargımız. 13 Ağustos 2024 tarihinde yargı teşkilatına, Cumhuriyet Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na bir kamu kurumumuzdan yapılan bir ihbarla başlayan bir soruşturma söz konusu. Yani bunu ortaya çıkaran yargı. Dolayısıyla sanki burada yargının ortaya çıkarmadığı ama birilerinin hatırlattığı bir husus varmış gibi kamuoyunda bir dezenformasyon yapılıyor. Kesinlikle böyle bir durum söz konusu değil. Tabii Özellikle bu sahtecilik şebekesini, bu çetenin ortaya çıkarılmasıyla ilgili olarak soruşturma makamı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı etkin bir soruşturma başlatıyor. Ve özellikle bu şebekenin, bu çetenin tüm unsurlarıyla, kişileriyle, detaylarıyla ortaya çıkarılması ve bu kapsamda gizli yürütülen bir soruşturma. Ve gizlilik kapsamında yürütülürken, kolluk görevlilerimiz tabii süreç içerisinde yakalamalar yaptı, gözaltılar yapıldı ve o operasyonlarda gözaltına alınan 220 kişi hakkında adli işlem yapıldı. Bu 220 kişiden 199’u hakkında kamu davası açıldı. 37 kişi hakkında da tutuklama kararı verildi. Ve 150’si hakkında da adli kontrol kararı var. Burada özellikle elektronik materyallerin, HTS kayıtların, dijital kayıtların incelenmesi neticesinde işte bilgisayar kayısıların ve sinyal verileri ve IP bilgileri tüm bunlar detaylı bir şekilde incelenerek analiz edilerek bir soruşturma yürütüldü ve gizli olarak yürütüldü” diye konuştu.
“Sahte belgelerle herhangi bir işlem yapılamadı”
Sahte diploma soruşturması konusunda bilgi veren Tunç, “Çünkü bu şebekenin, bu çetenin ortaya çıkarılabilmesi için, soruşturmadaki gizlilik önemliydi. Ve sonrasında iddianame ortaya çıktı. Yargılamalar başladığında da kamuoyu bunu öğrenmiş oldu. Burada etkin bir soruşturma ve şimdi de etkin bir kovuşturma söz konusu. Tabii bu süreç içerisinde soruşturma gizli yürütülürken ortaya çıkan sahtecilik ve belirlenen sahte belgeler, işte mezuniyet belgesi tüm bunlar ilgili kuruluşlar süratle bilgilendirilerek bu belgelerin resmi işlemlerde kullanılmamasıyla ilgili tedbirler de alınıyor. Dolayısıyla soruşturma gizli ama bir kamu zararı, bir mağduriyet oluşmaması adına da tüm tedbirler alınarak devletin tüm kurumları savcı makamı tarafından bilgilendirildi ve bu sahte belgelerle herhangi bir işlem yapılamadı. Yapılması önlenmiş oldu. Şu anda dava devam ediyor. Ve bu dava sürecinde özellikle bu sahteciliği yapanlar, Türk Ceza Kanunu’muzdaki karşılığı neyse bu cezaya yaptırılacaklardır” ifadelerini kullandı.

