Bir bavulla başlayan büyük değişim…
Yazar: Ayhan VURAL – Bolu İzzet Baysal Abant Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü
Gençlerimizin Almanya yolculuğu aslında tam da böyle bir hikâye..
Bazen bir gencin hayatını değiştiren şey büyük bir ödül, büyük bir başarı ya da büyük bir tesadüf değildir; bir bavuldur, bir uçak bileti ve kendisini daha önce hiç ayak basmadığı bir ülkede bulmasıdır.
İşte bu nedenle Erasmus projeleri, hâlâ eğitim dünyamızın en güçlü köprülerinden biri olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz aylarda “Almanya’da Otel ve Turizm İşletmelerinde Öğrenci ve Personel Hareketliliği” projemiz kapsamında 10 öğrencimiz, belki de yaşamlarının yönünü değiştirecek önemli bir adım attı.
Yiyecek-İçecek Hizmetleri ve Konaklama-Seyahat Hizmetleri alanlarında öğrenim gören bu gençler, 90 günlük stajlarını başarıyla tamamlayarak ülkemize döndüler. Ancak onların kazandıkları yalnızca staj deneyimi değildi; başka bir dünyanın kapısını araladılar.
Bilgilerini, becerilerini, tecrübelerini geliştirdiler; farklı kültürlerle karşılaşmanın getirdiği kazanımları bizzat yaşadılar.
Öğrencilerimiz Gartenhause Jerusel UG, Otel Leine Mugle ve Krummes Tor gibi işletmelere dağıtılarak günlük 6–8 saatlik mesai düzenine uyum sağladı. Üç işletmeye 4-3-3 şeklinde yerleştirilen bu 10 genç, rehber öğretmenlerinin ve işletme yöneticilerinin talimatları doğrultusunda bilgi ve becerilerini başarıyla sergiledi.
Sadece işlerini değil, birlikte yaşamayı da öğrendiler. Lojmanda hayatı paylaşmayı, dayanışmayı, sorumluluk üstlenmeyi ve takım çalışmasının gerçek anlamını deneyimlediler.
Almanya onlar için yalnızca bir iş ortamı olmadı. Quedlinburg’un UNESCO Dünya Mirası listesindeki tarihi sokaklarında tarihle iç içe yürüdüler. “Cadının Yeri”nin efsanelerini dinlediler. Leipzig’te alışveriş telaşıyla kültürel keşfi aynı günde yaşadılar. Wernigerode Kalesi’nin masalsı atmosferinde zamanda yolculuk yaptılar. Thale’deki olimpik yüzme havuzunda eğlenirken Blankenburg’un kültürel dokusunu keşfettiler.
Tüm bunların ötesinde, mesleki becerilerini bambaşka bir seviyeye taşıdılar. Avrupa otelcilik anlayışını yerinde gözlemlediler. Servis, mutfak, ön büro ve müşteri ilişkileri gibi alanlarda profesyonel iş akışını uygulamalı olarak deneyimlediler.
“Acaba yapabilir miyim?” sorusu yerini çoktan
“Bunu başarıyorum!” özgüvenine bıraktı.
Dil becerileri açısından ise belki de yıllarca sınıf ortamında uğraşarak elde edemeyecekleri ilerlemeyi kısa sürede kaydettiler. Misafirlerle doğrudan iletişim kurarak Almanca ve İngilizceyi cesaretle kullandılar.
Farklı kültürleri tanıdıkça kendi kültürlerinin değerini daha iyi kavradılar. Dünya görüşleri genişledi, hayalleri büyüdü.
Artık onlar yalnızca öğrenci değil; uluslararası deneyime sahip genç profesyoneller.
Tam da bu noktada Erasmus projelerinin gerçek gücü ortaya çıkıyor. Bu yalnızca bir ülkeye gidip dönmek değil; bir karakter yolculuğu, bir özgüven kazanımı, hayata açılan yeni bir penceredir.
Bugün bu öğrenciler, yarının turizm sektöründe söz sahibi olacak bireylerdir.
Bazen bir pasaporttaki küçük bir damga, bir insanın tüm yaşam rotasını değiştirebilir. Bu nedenle gençlerin en az bir kez dünyanın başka bir köşesinde çalışma deneyimi kazanması gerektiği aşikârdır.
Çünkü dünya uzaktan bakıldığında büyük görünür; ancak cesaret edenler için bir o kadar da ulaşılabilir.
Ve biz, gençlerimize bu cesareti verebildiğimiz ve onların hayallerine bir kapı aralayabildiğimiz için büyük bir gurur duyuyoruz.
Hepsi iyi notlar alarak stajlarını başarıyla tamamladı ve geleceğe daha güçlü adımlarla yürümeye başladı.


