Deprecated: 6.9.0 sürümünden başlayarak, bir parametre ile çağrılan WP_Dependencies->add_data() işlevi kullanımdan kaldırıldı! IE koşullu yorumları, desteklenen tüm tarayıcılar tarafından yok sayılır. in /home/sultanma/public_html/wp-includes/functions.php on line 6131

BAMER’İN BOLU ARAŞTIRMALARI ve HALK KÜLTÜRÜ SEMPOZYUMU BAİBÜ’DE BAŞLADI

https://www.youtube.com/watch?v=aVIYhAK7LcQ

Bolu Valiliği ve Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Bolu Halk Kültürünü Uygulama ve Araştırma Merkezi (BAMER) tarafından 2018 yılında başlayan, “İlçe Sempozyumları” dizisinin final halkası olan Bolu Araştırmaları ve Halk Kültürü Sempozyumu 16 Ekim 2025 Perşembe günü saat: 10.00’da BAİBÜ Kongre Merkezi Bordo Salon’da başladı.

19 Ekim’e kadar devam edecek olan sempozyum, davetli konuşmacılar, paneller, bildiriler, sergiler, atölye çalışmaları, konserler, canlı performanslar ve video gösterimleriyle Bolu’nun tüm ilçelerini kapsayan ve ilin kültürel zenginliğini bilimsel bakış açısıyla ele alan geniş içerikteki bu çalışma kentin belleğine katkı sunuyor.

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı okunmasıyla başlayan ilk günün programı; Halk Müziği Topluluğu’nun Bolu Türküleri Dinletisi ile devam etti. Belgesel Gösterimi (Gelenekten Geleceğe BAMER) ardından açılış ve protokol konuşmaları yapıldı. Sempozyumun 1. Günü; Şed Kuşanma Töreni, davetli konuşmacı Prof. Dr. Filiz YENİŞEHİRLİOĞLU “Erken Osmanlı Döneminde Bolu ve Çevresinde Yerleşim ve Mimari” durumunu anlattığı konuşması, halk oyunları gösterisi, ilçelerin kültürünü anlatan defile ve yöresel tatlardan oluşan ikramların sunumu ardından sona erdi.   

“Her bir sempozyum bu büyük yapbozun değerli bir parçasını oluşturdu”

Sempozyumun açılış konuşmasını yapan BAMER Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Azize Aktaş YASA; “Bolu Halk Kültürünü Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak yıllar önce bir proje başlattık. Hayalimiz, ilimizin her bir ilçesini akademik bir titizlikle anlamak, anlatma ve kayıt altına almak. Bu hayal doğrultusunda Bolu’nun her bir ilçesini bir değer olarak ele alan sempozyumlar serisini başlattık. Bu serüvende tarih ve kültür kokan sokaklarıyla Göynük’ü, aşçılığın ve lezzetin başkenti Mengen’i, ahşap mimarinin ve Ahiliğin yaşayan mirası Mudurnu’yu, kaya evleri ve elmalarıyla meşhur Seben’i, doğası ve pirinciyle ünlü Kıbrıscık’ı, Köroğlu diyarı Dörtdivan’ı, deri sanatı ve panayır geleneği merkezi Gerede’yi, kuş cıvıltılarıyla dolu Yeniçağa’yı tek tek ele aldığımız, onların özgün kimliklerini bilimsel bir platformda tartıştığımız, kıymetli sempozyumlar düzenledik.. Her bir sempozyum bu büyük yapbozun değerli bir parçasını oluşturdu.

“Bu toprakların ruhunu oluşturan değerleri yeniden hatırlayacağız”

Dört gün boyunca Bolu’nun adeta hafızasını konuşulacağı bu sempozyumun devam edeceğini belirten BAMER Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Azize Aktaş YASA; “Program akışımız bu büyük finalin akışına yakışır zenginlik ve derinlikte olacak. Antik Bitinya’nın gizemli kalıntılarından Bizans’ın izlerine, Osmanlı’nın idari yapısından Milli Mücadele’nin kahramanlık dolu anılarına, Osmanlı’da kayıt ve hafızadan Cumhuriyet Döneminin Bolulu aydınlarına uzanan geniş bir tarih yelpazesi bizi bekliyor. Arkeoloji, sanat, tarih, coğrafya gibi disiplinler şehrimizin geçmişine ışık tutacak. Ancak bu sempozyum sadece geçmişin tozlu sayfalarını aralamakla kalmayacak, aynı zamanda Bolu’yu yaşayan bir şehir olarak da ele alacak. Köroğlu’nun cesaretini ve adaletini yansıtan insanlarımızı, yaylalarımızda yankılanan ve ruhumuzu dinlendiren türkülerimizi, dünden günümüze ulaşan çocukluk oyunlarımızı, manilerimizi, geleneklerimizi ve ritüellerimizi dinleyeceğiz. Bolu’nun kültürel mirasını ve bu toprakların ruhunu oluşturan değerleri yeniden hatırlayacağız. Bu büyük sentezle şehrimizin bugünkü dinamiklerini ve geleceğini de göz ardı etmedik. Tarım ve hayvancılık potansiyelimizden, turizm stratejilerimize, geleneksel el sanatlarımızın modern tasarıma uyarlanmasından, çevre sorunlarına kadar, Bolu’nun ekonomik ve sosyal geleceğini şekillendirecek konular  uzmanları tarafından enine boyuna tartışılacak. Sempozyumlarımızın ayrılmaz bir parçası olan çalıştaylarımızı, sergilerimizi ve atölyelerimizi büyük bir heyecanla sunuyoruz.”dedi.

“Bunlar sadece geçmiş izleri değil, aynı zamanda bir milletin hafızasıdır”

BAİBÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa ALİŞARLI; “Kültürel miras, bir toplumun kimliğini oluşturan, tarih boyunca biriktirdiği maddi ve manevi değerlerin bütünüdür. Geleneklerimiz, göreneklerimiz, türkülerimiz, halk oyunlarımız, el sanatlarımız, masallarımız, yöresel yemeklerimiz hepsi bize atalarımızdan kalan çok değerli birer emanettir. Bunlar sadece geçmiş izleri değil, aynı zamanda bir milletin hafızasıdır. Halk kültürü bu mirasın en canlı ve en büyük parçalarındandır. Halkın içinde doğar, halkla yaşar ve halkla birlikte evrilir. Bayramlarda oynanan halk oyunları, düğünlerde söylenen maniler, doğa olaylarına yüklenen anlamlar, sözlü anlatımlar ve halk dansları hepsi bir toplumun yaşam tarzını, değer yargılarını ve dünya görüşünü yansıtır.”ifadelerinde bulundu.

“Hepimize büyük bir sorumluluk ve ödev düşüyor”

Yerel değerlerin unutulmaya yüz tuttuğunu vurgulayan Prof. Dr. Mustafa ALİŞARLI; “Ancak ilimizde küreselleşmenin etkisiyle yerel değerler giderek geri plana atılmakta ve unutulmaya yüz tutmaktadır. Kültürel yozlaşma özellikle genç kuşakların, kendi kültürel köklerinden kopmasına neden olabilmektedir. Bu noktada hepimize büyük bir sorumluluk ve ödev düşüyor. Kültürel mirasımızı korumak ve gelecek nesillere aktarmak. Kültürel miras yaşamın bir parçası olarak çocuklarımıza öğretilmeli. Günlük hayatın içinde yaşatılmalıdır. Büyüklerimizin anlattığı masallar dinlenilmeli, yerel kıyafetler giyinilmeli, yöresel yemekler pişirilmeli, unutulmaya yüz tutmuş halk ezgileri tekrar söylenmelidir. Bolu sadece yemyeşil ormanlarıyla, yaylaları, gölleriyle değil, aynı zamanda derin tarihsel kökleri ve zengin kültürel değerleriyle de öne çıkan bir şehrimizdir. Bu topraklar Hititler’den Firiklere, Bizanslılardan Osmanlıya birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ve iz bırakmıştır. Ancak en kalıcı iz halkın yaşattığı kültürel mirastır.”dedi.     

“Kıymetli bir kültür mirası seferberliğine dönüşmüştür”

Bolu Valisi Abdulaziz AYDIN, konuşmasında; “Bugün Bolu’nun tarihini kültürünü, insanını anlamaya, anlatmaya adamış uzun soluklu bir serüvenin finali niteliğindeki sempozyumun dolayısıyla bir araya geldik. 2018 yılında başlatılan ve Bolu’nun ilçelerinde tek tek hayata geçirilen araştırmalar ve halk kültürü sempozyumunun birikimi, hafızası ve özü bugün tek bir çatı altında buluşuyor. Bu çalışmalar yalnızca akademik bir bilgi oluşturmakla da kalmamış, aynı zamanda Bolu’nun kimliğini oluşturan unsurları gelecekle buluşturmak adına kıymetli bir kültür mirası seferberliğine dönüşmüştür. İlimizin tarihini arşivlerden çıkarıp, yeniden seslendiren insanının hikayelerini, türkülerini, geleneklerini, kıyafetlerini yani ruhundaki özü kayda geçiren bir hafızanın inşasına vesile olmuştur.”ifadelerinde bulundu.

“Bir milletin kültürüne, bir toplumun kimliğine tanıklık ettik”

Bolu Valisi Abdulaziz AYDIN; “Bolu her şeyden önce bir medeniyet aynasıdır. Tarih boyunca bu topraklarda şekillenen yaşam biçimi, doğaya saygı, emeğe değer, insanlığa hürmet niteliğinde yoğrulmuştur. Her köyde bir imece geleneği, her çarşıda bir ahilik terbiyesi, her sofrada bir paylaşma kültürü vardır. Tarihi halılarımızda, köy meydanlarımızda, imece usulü kurulan sofralarımızda her lokmada paylaşmanın her davranışta vefanın izlerini bulmak mümkündür. Biz bu çalışmalarda bir şehrin sadece geçmişine bakmadık, aynı zamanda bir milletin kültürüne, bir toplumun kimliğine tanıklık ettik. Bu sempozyumlar sayesinde Bolu’nun tarihi kültürü, somut ve somut olmayan kültürel mirası, yöresel kıyafetleri, lezzetleri, türküleri ve ezgileri ve beklide zamanın buzu altında kalmış, unutulmuş değerleri yeniden hatırlattı. Bugün ise geçmiş ve gelecek arasındaki köprüyü kuran bir iradenin, bir kültür bilincinin, bir şehir sadakatini ortaya koyduğu, uzun soluklu bu kıymetli çalışmanın başarıyla tamamlanmasına hep birlikte şahitlik ediyoruz.”dedi.

İlçelerimizde gerçekleştirilen etkinlikler neticesinde hazırlanan her bildiride, her sunumda bir akademik emeğin ötesinde bu topraklara duyulan aşkı, bağlılığı ve şükrü hissediyoruz. Bolu’nun sesini, dağlarından yankılanan bir kültürün nefesini hissediyoruz.”dedi. Haber: Fatma Marmara

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (0) in /home/sultanma/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481