Altın Madalyalarla Dönen Turizm Otelcilik Öğrencilerine Ödül Töreni

19. Uluslararası İstanbul Mutfak Günleri Yarışması’ndan altın ödüllerle dönen Turizm Otelciliğin öğrencileri için Bolu İzzet Baysal Abant Mesleki Teknik Anadolu Lisesinde “Mutfak Günleri Ödül Töreni” gerçekleşti.

Haber: Fatma Marmara

Türkiye Aşçılar ve Şefler Federasyonu (TAŞFED), Dünya Aşçılar Birliği WACS ve Tuzla Belediyesi iş birliği ile 23-24-25 Aralık 2022 tarihlerinde, İstanbul Tuzla Marina’da düzenlenen “19. Uluslararası İstanbul Mutfak Günleri Yarışması’ndan” Bolu’ya altın ve gümüş madalyalar ve altın tavayla dönen Bolu İzzet Baysal Abant MTAL (Turizm Otelcilik) öğrencileri için okullarında “19. Uluslararası İstanbul Mutfak Günleri Ödül Töreni”  düzenlendi..

 Ödül Törenine Bolu İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı Fazıl Karaduman, İl Kültür ve Turizm Şube Müdürü Abdi Dölek, İl Milli Eğitim Mesleki Teknik Eğitim Şube Müdürü Sabri Gündüz, İl Milli Eğitim Şube Müdürü Ahmet Değirmenci, İl Milli Eğitim Şube Müdürü Mustafa Ünlü, okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı..

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan tören “19. Uluslararası İstanbul Mutfak Günleri Yarışması” ile ilgili video gösterimi ardından yapılan protokol konuşmalarıyla devam etti. Altın madalyalar, altın tava, gümüş madalya ödülleri alan öğrencilere ödülleri ve teşekkür belgeleri takdimi ve yemek ikramı ardından tören sona erdi.

Modern Türk Mutfağı Ekip Yarışmasında, Sumru Sena Bektaş, Hümeyra Ay, Ayşe Güler ”Jüri Özel Ödülü” ve ”Altın Madalya”,  Yılın En İyi Lisesi Kategorisinde, Emirhan Sunman, Yiğit Işık, Esra Parlak ”Altın Madalya”,  Restoran Ana Yemek Kategorisinde, Sedat Uygar Güngör ”Altın Madalya”,  Restoran Tatlı Kabağı Kategorisinde, Mehmet Koç ve Rıdvan Çiftçioğlu ”Altın Madalya”,  Restoran Makarna Tabağı Kategorisinde ise Alperen Meresoğlu ”Gümüş Madalya” aldı.

“Osmanlı Mutfağı Yemek Yarışmasını uluslararası bir yarışma haline getirmeyi planlıyoruz”

Bir kez daha okula başarıyı, ödülleri ve buna bağlı mutluluğu getirenlere teşekkürlerini ileterek törenin açılış konuşmasına başlayan Okul Müdürü Ayhan Vural: “Başarı elde edilir fakat sürdürebilinir olması önemlidir. Biz bugüne kadar geldiğimiz, katettiğimiz bu yolda ‘19. Uluslararası İstanbul Mutfak Günleri Gastronomi Yarışması’nı’ hiç kaçırmadan sadece pandemi döneminde 2 yıl ara verdik, 17 tanesine katılmış bulunuyoruz. Bunun neticesinde de geçen yıl ‘Bir İmparatorluk Mirası Osmanlı Mutfağı Yemek Yarışması’nı’ tertipledik. Yemek yarışmasıyla ilgili oranın eksikliklerini, bizim artılarımızı ve önümüzde yapacağımızı belirledik. Bakanlıktan onayını aldığımız, Allah nasip ederse 2023 yılı 18-19 Mart tarihlerinde Osmanlı mirası, ‘Osmanlı Mutfağı Yemek Yarışmaları’nı’ Türkiye genelinde tertipleyeceğiz. Geçen yıl bu yarışmayı düzenlediğimizde 20 okuldan katılım olur mu? diye düşünüyorduk, 57 okul katılım sağladı. Türkiye genelinden 43 ilden de katılım oldu. Bu tabi bizden kaynaklı bir şey değil. Aslında bu milletin kendi ecdadına olan hissiyatı. Osmanlı denildiği zaman insanları km. ötelerden kalkıp, bu tür yarışmalara iştirak etmeleri ve katılmasıydı. Bunu da başardık çok şükür. Bu yarışmayı önümüzdeki süreçlerde uluslararası bir yarışma haline getirmeyi planlıyoruz.” dedi.

“Önemli olan burada çocukların önünü açmak”

Müdür Ayhan Vural: “Burada da gördüğünüz gibi çocuklarımıza tek söylenecek şey onları alkışlamak, destek olmak ve gelecekte bu yolda ilerlemelerini temin etmek. Müdürlüğümüzde, Valiliğimizde bize bu konularda gerekli destekleri sağlıyor. Altyapımızda buna uygun. 2 yıl sonra Allah nasip ederse uygulama otelimizin de bitmesiyle birlikte burası çok güzel bir mekân olarak Uluslararası Osmanlı Mutfak Yarışmaları ve bu tür yarışmalara, festivallere ev sahipliği yapacak. Böyle bir vizyonun olması da okulu hiçbir zaman geride bırakmayacak çünkü biz hedef koyup, hedefi önümüze aldığımızda ve gençlere yol verdiğimizde, onlarda zaten gördüğünüz gibi gerekeni yapıyor. Önemli olan burada çocukların önünü açmak, sadece atalarının, ecdatlarının yapmış olduğu mirasa sahip çıkmalarını sağlamak.

“Türk mutfağı, Türk kültürü dünya mutfakları arasında hak ettiği yeri alacak”

Osmanlı Mutfağı’yla ilgili incelemeler yaptığını da vurgulayan Müdür Ayhan Vural; “Osmanlı Döneminde, Fatih Sultan Mehmet Han zamanında kuruluyor ilk mutfak ve bu mutfağın ilk ustası da Bolulu. 5 dönüm arazi üzerine kuruluyor. Dolayısıyla 5000 m² araziye kurulan bir yerde, araştırmaya başlamadan önce zannediyordum ki işte bir mutfakta kaç kişi çalışır? 5 kişi, 10 kişi, 50 kişi. Fatih Sultan Mehmet Dönemi’nde Osmanlı Mutfağında 1700 kişi çalışıyormuş. Dolayısıyla bu araştırmayı da öğrendiğimiz kişi yine bir Bolulu, bu memleketin mayasında bu iş var. Bizden kaynaklı bir şey değil. Sebenli Prof. Dr. Arif Bilgin değerli hocamız Sakarya Üniversitesi’nde Türkiye’nin nadide profesörlerinden, Emine Erdoğan Hanımefendi başkanlığında Türk Mutfağı’yla ilgili çalışmalar yapılırken Bolulu aşçılarımız, Bolulu şeflerimiz ve Bolulu profesörlerimiz bu komisyonun içerisindeydi. Bugüne kadar yapılan yemeklerin hepsini kayıt altına aldılar. 5 bin yemek söz konusu şuanda Osmanlı’dan bize intikal eden ama 6 bin tanesi de kayıp. Yani kaynaklarda bunlar bulunamıyor. Dolayısıyla bütün dünyada yemekle ilgili sıralama yapıldı. Türk mutfağı 7. sırada. Yani 5 bin tane yemeği olan bir mutfak, 6 bin tane kayıp yemeği olan bir mutfak dünya sıralamasında 7.sırada. Fransızlar 1.sırada mesela üzülerek ifade ediyorum. Ama biz bu çarkı bu nesille birlikte yavaş yavaş tersine çevirmeye başlayacağız. İnşallah Türk mutfağı, Türk kültürü dünya mutfakları arasında hak ettiği yeri alacak ama bunun için bu işe gönül vermiş Arif Bilgin gibi Aydın Şef gibi TAŞFED de görev alan, uluslararası aşçılar derneklerinde görev alan şeflerimiz gibi çok değerli şeflerimiz var ve bunlara da çok ciddi manada ihtiyaç var. Çünkü tek başınıza bir şey yapamazsınız.  Sivil toplum kuruluşları, sivil toplum örgütleri desteği çok önemli, yapmış olduğu şu uluslararası yarışmayı Türkiye’nin en güçlü toplum örgütü yapıyor. Dolayısıyla bir yarışma yapmak, bunun altyapısını hazırlamak kolay bir iş değil.

“12 bin yıllık ata tohumu Iza buğdayından ekmeği üreteceğiz”

Müdür Ayhan Vural; “Biz Osmanlı Mutfağı Yarışmasında başvuru ücreti almadık, kalma yer parası ödemedi çocuklar, ücretsiz geldiler. Mart ayında Kars’tan, Ardahan’dan, Urfa’dan, Türkiye’nin bir ucundan çocuklar Osmanlı değince buraya koşarak geldiler. Prag’a gittiğimizde kulaş yemeğini Prag’da yedik biz ama bunun anavatanı Anadolu, Anadolu coğrafyası. Yunanistan’a Atina’ya gittik, Yunan mutfağı dünyada 2.sırada. Baklavaki demiş patentini almış. Dolayısıyla bizim bütün ürünlerimiz dönerden tutun, birçok uluslararası arenadaki ürünlerimizi adamlar resmen almışlar. Bizlere de düşen bunların coğrafi işaretlerini almak. Tescillerini almak, marka başvurularını yapmak, bunlar yapıldığı takdirde gençlikte marka başvurusu nasıl yapılır, patent nasıl alınır, coğrafi işarete nasıl başvurulur, bunu yaparak belirli bir aşamaya gelecek. Şuan biz İzzet Baysal Abant MTAL markasını aldık 10 yıllığına ve ekmek üretimine başladık. 12 bin yıllık ata tohumu Iza buğdayından ekmeği üreteceğiz inşallah. Arkasından bu marka ve bu patentle bir sürü daha ürünümüz gelecek ve bunlar piyasada satılmaya başlayacak. Ama önemli olan her konuda olduğu gibi yerli ve milli olarak kendi değerlerimize, tarihimize, ecdadımıza, kültürümüze sahip çıkmaktır. Adamlar sanal kahramanlar oluştururken biz Fatih Sultan Mehmet Han’ın mutfağını bilmiyoruz. Osmanlı mutfağında hangi yemekler yapılıyor bilmiyoruz. Kaç kişi çalışıyordu, hangi şartlarda neler vardı ama Arif Bilgin hocamız günlük alınan malzemelerinden, reçetesinden, günlük kaç çeşit yemek yaptığından bunun hepsini detaylı bir şekilde arşive girmek suretiyle araştırmış. Bizde bunları öğrencilerimize elimizden geldiğince aktarmaya çalışıyoruz.”diye ifade etti.

“Bu ekibin daha nice güzel başarılar elde edeceğine inanıyorum”

Bolu Milli Eğitim Şube Müdürü Ahmet Değirmenci konuşmasında; “Bizlerde görselleri izlerken bu yarışmaya katılan öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz, okul idarecilerimiz ve sizlerinde bu hissiyeti, bu heyecanı gerçekten bizlerde en içten dileklerimizle hissettik. Gerek yerel, gerek ulusal, gerek uluslararası alanda ilimizi ülkemizi temsil eden ve artık başarılarına alışık olduğumuz bu ekibi ben canı gönülden kutluyorum. Bir şey vardır; birine sorduğunuzda ekmek nedir diye, biri bakkaldan aldığımız sofraların vazgeçilmez, bir kısmı da derki ekmek dediğimiz şey o buğdayın tarlaya ekilmesi, tarladan toplanması, işlemesi vs. bu sıralamayı hep beraber düşünür ve o şekilde ekmeği ifade eder. Biz bu başarılarına alışık olduğumuz bu ekibin yardımcı personelinden tutun, öğrencisine, öğretmenine, velisine kadar gerçekten hepsinin bir payı olduğuna canı gönülden inanıyor ve bu başarılarının tamamen samimi olduklarına yürekten inanıyoruz. Müdürümüzün de konuşması çok içten ve kaynağı nereden alacağını gayet iyi biliyor. Hedefler belli. Bu anlamda da bu ekibin daha nice güzel başarılar elde edeceğine inanıyorum. Hani meşhur bir söz vardır, ‘eğer sizden sokakları süpürmeniz istenirse, o sokağı öyle güzel süpürün ki burayı gören desin ki dünyanın en iyi çöpçüsü burada yaşıyormuş.’desinler ben bu anlamda bu okulumuzun bu vazifeyi en iyi şekilde yaptığına canı gönülden inanıyor, başarılarının daim olmasını diliyorum.”ifadelerini kullandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (0) in /home/sultanma/public_html/wp-includes/functions.php on line 5373